darıcapark
darıcapark
evet

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Erdal Uzunoğulları
Erdal Uzunoğulları

Çarpık Eğitim Sistemi!

Bazen işe sabahları gelirken, gencecik çocukların okullarındaki derslere yetişmek için koşuşturduklarını görmekteyim.

15 Nisan 2014 Saat: 19:17
YORUM YAP Tavsiye Et Yazdır

Bu yazı 959 kez okunmuştur

Bazen işe sabahları gelirken, gencecik çocukların okullarındaki derslere yetişmek için koşuşturduklarını görmekteyim. Ne için koşuşturuyorlar diye kendi kendime sorduğumda, ileriki yaşamlarında daha rahat iş bulabilmek yani daha rahat yaşamaları için okula gitmektedirler. Acaba okullardaki gördükleri bu eğitim ileride adam olabilmek, hayatı sorgulayabilmek bakımından yeterli mi? Benimde lise ikiye giden oğlum olduğundan az çok biliyorum eğitim sistemimizin çarpıklığını ezbere dayalı eğitim sistemimizin olduğunu. Sizlere bir soru sorsam ve desem ki öğrencilerin durumunu öğrenmek için gittiğimiz, veli toplantılarında ilk olarak hangi mesleki hocalarla görüşürsünüz? Tabiki matematik, fizik, kimya, edebiyat vs hocalarla görüşürüz. Hiç gördünüz mü Beden hocasını, müzik hocasın ve resim hocası ile görüşmek isteyen velileri? Bu tür mesleki hocalarla görüşmek isteyen toplumlar daha çok gelişmiş ülkelerin (Fransa, Almanya, İngiltere vs.) toplumlarında gözükür. Konuyu fazla dağıtmak istemiyorum. Ülkemizdeki eğitim sistemimizin çarpıklığını daha iyi anlayabilmek için, geçenlerde izlediğim Ölü Ozanlar Derneği filmini özellikle öğretmenlerin ve öğrenci hatta velilerinin şiddetle izlemelerini istiyorum. Filmde geçen bazı cümleleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

‘’Vakit varken tomurcukları topla,

Zaman hala akıp geçiyor,

Ve bugün gülümseyen bu çiçek,

Yarın ölüyor olabilir’’.

Bu şiir Ölü Ozanlar Derneği Filminde geçiyor. Beni fevkalade etkiledi bu muhteşem mısralar. Bu filmi baskı ve disiplinin katı bir şekilde uygulandığı bir okulda geçiyor. Bay Keating diye bir edebiyat hocası, çoğu baskı altında olan bu öğrencilere edebiyat ve şiirin bambaşka dünyası ile tanıştırır. Onlara özgürlüğü, hayatı yeniden anlamayı, dünyaya farklı açılardan bakmayı öğretir. Ancak bu okulun felsefesiyle tam örtüşmemektedir. Tekrar yukarıdaki mısralara dönecek olursam,

‘’Zamanımız varken bir şeyler üzerinde duralım.

Kısa zamanlı bir dünyada yaşıyoruz. Umutlarımızı kovalayalım.

Hepimiz bir gün akıp gideceğiz bu hayattan’’.

Yine filmin bir yerinde şöyle diyor:‘’Aptalca hayal kurmayan bir kalp gösterin, bende size mutlu bir insan göstereyim’’. İnsanları yaşama bağlayan bir halat olan umudun varlığından bahsediyor. Ve insanlar ancak hayallerinde özgürdürler. Bay Keating gibi öğrencilerine özgürlüğün ve hayatın ne kadar önemli olduğunu ve dünyaya farklı bakmayı sağlayacak bir öğretiyi, maalesef istisnalar hariç akademisyenlerimiz ve öğretmenlerimiz bize sağlayamamışlardır. Sonuç olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Ulu Önder Atatürk bir sözü ile yazımı tamamlamak istiyorum. ‘’Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.‘’ Yani Çağdaş dünyada gelişmiş milletler seviyesine ulaşmanın en önemli yollarından biride gençlerin kafalarının ve vicdanlarının hür olmasıdır. Bu özgürlüklere sahip olan yeni nesil yeni şeyler üretmede,araştırma yapmada, kendilerini daha güçlü hissederler. Saygılarımla..

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri, Kocaeli Gazeteleri | LİDER KOCAELİ Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Don Kişot’un yazarı Cervantes Mimar Sinan'ın emrinde çalışmış!! 22.09.2017 - 23:43:34

“Biz sizden Kıbrıs'ı alarak kolunuzu kestik. Siz ise donanmamızı yenmekle bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez ama tıraş edilen sakal daha gür biter”

ABD'nin Özgürlük Heykeli Osmanlı Eseridir! 22.09.2017 - 23:43:34

Sevgili okurlarım bu hafta da yine kendimce ilginç bir konuyu sizlere aktarmaya çalışacağım.

Bir onların elleri kaldı sadece kirlenmemiş olan! 22.09.2017 - 23:43:34

Sevgili okurlar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe ile Ege vapurunda 1930 yılında salıncakta beraberce sallanırken, ne türlü hayallere daldıklarının hikâyesini anlatmaya çalışacağım.

Pearl Harbor Baskınından Çorlulu Ali Paşa Camisine! 22.09.2017 - 23:43:34

Sevgili kitapkurtları bu haftada İstanbul’da Haliç’te tarihi yerleri gezerken Çorlulu Ali paşa Camisinin Şadırvanından bahsetmek istedim.
Tüm Yazıları