darıcapark
darıcapark
evet

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Tuğba Tekeli
Tuğba Tekeli

Kokunun ruhu

25 Eylül 2014 Saat: 22:03
YORUM YAP Tavsiye Et Yazdır

Bu yazı 832 kez okunmuştur

Korku değil, koku; yanlış okumadınız. Her nesnenin bir ruhu olduğuna inandığım gibi kokuların da ruhlarına inanırım ben. Biliyorum biraz tuhaf. Yine de burnumuza gelen o iyi veya kötü aromanın sahibi kokular anılarımıza yaptığı çağrışımlarla, bir ruha bürünüyor adeta.

Sokakların kokusu, yaprakların, çiçeklerin kokusu, ten kokusu, defter kitap kokusu ve en çok da beni geçmişe delicesine sürükleyen toz ve okul kokusu. İkisi birbirinin içinde yoğruluyor sanki ve beni bugünden alıp çocukluğuma, gençlik yıllarıma götürüyor; o her şeyin daha katıksız olduğu günlere.

***

 

Bugünlerde eskiden olduğundan daha çok hayaller, umutlar, aşk ve çocukluk üzerine yazmak istiyorum. Kişisel tercihlerim bazen beni dünyanın çılgın halinden yeteri kadar koruyor, bunu hissediyorum. Eğer dünyanın gidişatı hakkında yazarsam eksiliyor gibi hissediyorum. Çünkü biz duygusal, hassas insanlar için daima zordur gözümüzün gördüğü gerçeklikler hakkında yazmak.

Ne diyordum, evet, okul kokusu. O her yanımıza bulaşan, yıllarca üzerimizden çıkmak bilmeyen kesif koku. Örtülere, kıyafetlere, saçlarımıza, defterlerimize ve en çok da ellerimize bulaşan tuhaf kokudan bahsetmek istiyorum en çok. Beni en mutlu eden, içimi huzurla dolduran o koku.

***

Ne zaman bir okuldan içeri adım atsam ahşabın ve tebeşirin kokusunu duyuyorum hayal meyal. Şimdiki gibi parlak tahtaların, üzeri yazılmaktan çizilmekten harap olmuş sıraların yerindeki pürüzsüz masaların olmadığı zamanların kokusunu duyuyorum yılların kilometre sayacında. İnsan her yaşta özlem duyuyor sanırım okula koşmaya, aslında daha çok aklının ermişliğinde oluyor tüm bunlar. Büyüdükçe hissiyatlar nasıl

büyüyorsa, benliğimiz geçmiş yılların daracık koridorlarında sıkışıp kalıyor. Bir baştan bir başa yürümeye kalktığımda geçtiğim tüm sınıflarda kendimi buluyorum yeniden. Kimi zaman tanıyamadığım suskun bir kız çocuğu oluyor karşımda, kimi zamansa olabildiğince ben; şimdiki ben.

***

Mis gibi kızarmış ekmek kokusunu duymak gibi bu his, en aç zamanımda. O bir dilim ekmeğin üzerine en sevdiğim reçeli sürmek gibi okul yollarını adımlamak her ne nedenle olursa olsun. Bir sıraya adım atmayalı ne uzun zaman olmuş meğer. Sanki dün gibi her şey ve sanki her şey o kadar eski ki. Her şey değişiyor ama yüzler hiç değişmiyor ve kokuların yaşattığı o narin hisler.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri, Kocaeli Gazeteleri | LİDER KOCAELİ Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Kumdan hayaller 25.09.2017 - 18:12:43

Çok uzun yollar kat etmedik belki ama çok uzun anlardan geçtik buralara gelirken.

Hayal mekan 25.09.2017 - 18:12:43

Naftalin kokulu sandıklarda kaldıkça anlam kazanan dantelden örtüler gibi zaman. Kokusu kimi zaman geçmişe götürüp dinlendiren, kimi zamansa yakıcı ve boğucu zehirli bir duman gibi.

Seyir 25.09.2017 - 18:12:43

Ülkemizde olan biten dehşeti kap ağrısıyla dinliyor, izliyorum. Olanca hızımızla delip geçiyoruz doğru adına ne varsa. Gidişat, gidişat değil artık.

Hayaller Villakent, gerçekler Gediz Elektrik 25.09.2017 - 18:12:43

İçinde yaşayınca tabi bambaşka oluyor bu memleket, dönüşüyor zamanla. Çirkin yüzlü, bedbaht, umutsuz insanlara dönüşüyor sanki.

Bulantı 25.09.2017 - 18:12:43

‘Kalana da zor. Hayata devam ettiğini hissettiğin her an utanıyorsun!’
Tüm Yazıları