darıcapark
darıcapark
evet

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Tuğba Tekeli
Tuğba Tekeli

Düşsel haz

Gündelik yaşantımızın ağzımıza çaldığı bir parmak baldır belki de mutluluk.

22 Nisan 2014 Saat: 21:43
YORUM YAP Tavsiye Et Yazdır

Bu yazı 1.294 kez okunmuştur

Gündelik yaşantımızın ağzımıza çaldığı bir parmak baldır belki de mutluluk. Daha fazlasını istemekle, verilene razı olmak arasında bir yerlerde duruyordur, cam bir fanusun içinde, kimi zaman böyle düşünüyorum.

İçimizde dönen anlam çarklarının hiç birinde yazmıyor sırları, nasıl devam etmemiz gerektiğinin. O yüzden insanoğlu hep farkında olmaksızın bir arayış içinde savrulup duruyor oradan oraya.

Hesap kaldırmaz bir düzeni var ruhumuzun. Ağaçların her yaprağının birbirinden farklı olması gibi. Ruhlarımızın kesiştiği yerlerde ararız ya mutluluğu işte o sadece düşsel bir hazdır içimizin zaman zaman arzulayıp vazgeçtiği.

Kelimelerden ve seslerden aldığım hazları hiçbir şeyden almıyorum şu günlerde. Çünkü bu günler insanların maskelerinin ardına sığındığı, yapmacıklığın tavan yaptığı, kimsenin kimseye güven duymadığı günler. Sanki ortam her koşulda alabildiğine kalabalık, kendi yalnızlığımızda bile durum tam da böyle. Tüketerek başlattığımız çılgınlığı, tüketecek bir şey kalmadığında kendi üzerimizden devam ettiriyoruz.

Renk kartelâsı biriktirir gibi biriktiriyoruz düşlerimizi kâğıtlarda. Bu yüzden insanlar daha çok yazıyor şu sıralar. Herkes yaşayamadıklarını, hayal dahi edemediklerini yazıyor. Hayal etmek bir yabancının evine girmek kadar suç teşkil ediyor.

Dalganın şaşırttığı kum gibi akıyoruz zamanın yatağında. Elimiz kime değerse sımsıkı tutmak istiyoruz çünkü öylesine yalnızız. Fakat sarıldıklarımız ısırgan otu misali deliyor, acıtıyor tenimizi. Günden güne boşluğa alıştırıyoruz kendimizi böylelikle. Boşluk bir süre sonra dopdolu görünmeye başlıyor gözümüze. Öyle doluyoruz ki boşlukla, şişiyor içimiz, tıkış tıkış oluyoruz.

Sırça bir düğüm attık biz aklımızın iplerine. Çözebilmek demek kurtulmak demek yaftalardan; içselliğimizi anlamak demek, düşselliğimizde büyümek demek günbegün. 

Cesaret sadece bahar çiçeklerinin mayhoş kokusunda saklıyken, çiçeklerden korkan çocuklar büyütüyoruz biz. Çocuklar ki en özgür halleri ruhlarımızın!

Bir insan kaç defa yenilebilir kendine? Bahara yenilmek kolay, bir ışıltı ile alıyor gönlümüzü ama ya en derinini bile bildiğimiz kendimiz, ya sırlarımız, saklandıklarımız, mış gibi yaptıklarımız? Hepsi alt edecek bizi günün birinde. O zaman düşlerimizde yaşattıklarımızla, hiç uzanamayacağımız kadar derin mesafeler olacak aramızda. Yabancılaşmanın böylesi görülmedi daha önce, kendimize belki de türümüzün daha önce hiç kendine uzak olmadığı kadar uzağız artık!

Uzaklık ki şaka değil…

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri, Kocaeli Gazeteleri | LİDER KOCAELİ Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Kumdan hayaller 25.09.2017 - 18:09:04

Çok uzun yollar kat etmedik belki ama çok uzun anlardan geçtik buralara gelirken.

Hayal mekan 25.09.2017 - 18:09:04

Naftalin kokulu sandıklarda kaldıkça anlam kazanan dantelden örtüler gibi zaman. Kokusu kimi zaman geçmişe götürüp dinlendiren, kimi zamansa yakıcı ve boğucu zehirli bir duman gibi.

Seyir 25.09.2017 - 18:09:04

Ülkemizde olan biten dehşeti kap ağrısıyla dinliyor, izliyorum. Olanca hızımızla delip geçiyoruz doğru adına ne varsa. Gidişat, gidişat değil artık.

Hayaller Villakent, gerçekler Gediz Elektrik 25.09.2017 - 18:09:04

İçinde yaşayınca tabi bambaşka oluyor bu memleket, dönüşüyor zamanla. Çirkin yüzlü, bedbaht, umutsuz insanlara dönüşüyor sanki.

Bulantı 25.09.2017 - 18:09:04

‘Kalana da zor. Hayata devam ettiğini hissettiğin her an utanıyorsun!’
Tüm Yazıları