darıcapark
darıcapark
evet

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Tuğba Tekeli
Tuğba Tekeli

Sahipsiz duygular

. Acıyı, ağrıyı, küskünlüğü kimse alıp da bağrına basmaz.

13 Ekim 2015 Saat: 19:26
YORUM YAP Tavsiye Et Yazdır

Bu yazı 539 kez okunmuştur

Hayatta bazı duygular sahipsizdir, öyle inanırım ben. Kimse almak ve onlarla yaşamak istemez. Kalakalırlar boşlukta bir başlarına. Acıyı, ağrıyı, küskünlüğü kimse alıp da bağrına basmaz.

Bazı duygularsa başkasının çocuğunu sevmek gibidir, dertsiz tasasız ve zamanlı. Eğlenmek misal, dozunu kaçırınca dokunur adama, veyahut coşku, heyecan; hatta yalan bile!

Uzaktan bakıldığında insanlarımız o kadar da mutsuz görünmüyorlar aslında. Çünkü herkes mış gibi yapmaya o kadar alışmış ki. Aman bana dokunmayan yılan bin yaşasın da gerisi nasıla hallolur diyorlar kendilerine. Onlar öyle bir duyguya kapılmışlar ki yapışmış hayatlarının her yanına, kanıksamışlar, alışmışlar. Kendi kendilerini telkinleri çok kuvvetli, zaten hep böyleydi diyorlar hayat için. Öyle olur mu hiç? Hayat hep mi kötüydü yani? Yaşamak denen şey bu kadar can acıtıyor muydu? Aslında evet yaşam hep acıtır ama acıyı sahiplenmediğimiz için, içinden geçip gideriz, korkular gün gelir geride kalır. Ama kalır işte ve hep bırakıldığı yerde durur o seneler de geçse. Gün de gelip geçmez hiç, geçmişe sabitlenir bir süre sonra.

Derseniz neden yazdın tüm bunları? Utandığım için yazıyorum. İnsanların bencilliğinden, vurdumduymazlığından, sessizliğinden, korkularından utandığım için. Utanma duygumu sonuna kadar sahiplenip bağrıma basıyorum. Çünkü o vicdanın içinde barınır aslında. Vicdanı olmayana insan mı denir bilmem!

Hep geçmişe özlem duymamın şu sıralar artık daha iyi kavradım. Çünkü o zamanlar sahiplendiğim duygularım mutluluğu barındırıyordu içinde. Böyle çiçek çiçek açıyordu sanki hayaller birbirinin ardı sıra. Çocuklar hüzünlendirmiyordu beni, yaşlılar bu kadar acıtmıyordu, kadınlar bu kadar düşündürmüyordu.

Gelişiyoruz evet ama bu sadece bir kılıf, gösteriş; içi o kadar boş ki. Evinin bahçesini süsleyip püsleyip içini dağınık bırakmak gibi aynı; başkasının yanında bilge görünüp, eve gelince kitap kapağı açmamak veya. Ölüm gibi aynı, herkesin bir gün öleceğini bilip, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşaması gibi. Çünkü ölüm de sahipsiz bir gerçeklik. Hani hayatımıza alıp bakıp büyütülecek türden değil.

Çok merak ediyorum sonunda ne olacak? Bu bencilliğin sonu nereye varacak, sahiplenilecek duygular tükendiğinde, payına sadece acı ve hüsran düşenler ne yapacak? Bence bu sefer iyilik kazanmayacak!

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri, Kocaeli Gazeteleri | LİDER KOCAELİ Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Kumdan hayaller 23.09.2017 - 19:23:03

Çok uzun yollar kat etmedik belki ama çok uzun anlardan geçtik buralara gelirken.

Hayal mekan 23.09.2017 - 19:23:03

Naftalin kokulu sandıklarda kaldıkça anlam kazanan dantelden örtüler gibi zaman. Kokusu kimi zaman geçmişe götürüp dinlendiren, kimi zamansa yakıcı ve boğucu zehirli bir duman gibi.

Seyir 23.09.2017 - 19:23:03

Ülkemizde olan biten dehşeti kap ağrısıyla dinliyor, izliyorum. Olanca hızımızla delip geçiyoruz doğru adına ne varsa. Gidişat, gidişat değil artık.

Hayaller Villakent, gerçekler Gediz Elektrik 23.09.2017 - 19:23:03

İçinde yaşayınca tabi bambaşka oluyor bu memleket, dönüşüyor zamanla. Çirkin yüzlü, bedbaht, umutsuz insanlara dönüşüyor sanki.

Bulantı 23.09.2017 - 19:23:03

‘Kalana da zor. Hayata devam ettiğini hissettiğin her an utanıyorsun!’
Tüm Yazıları